Pandemi Sonrası Sağlıklı Yaşam Arayışı: Özümüze Dönüş Mümkün mü?
Son dönemlerde pandemi etkisi ve çevresel faktörlerle birlikte, daha önce bizi çok da rahatsız etmeyen birçok soruya cevap aramaya başladık.
Bu soruların en başında ise sağlıklı yaşam geliyor.
Sağlıklı yaşamak üzerine düşünürken, toplumsal olarak taşıdığımız bazı önyargılardan sıyrılmaya başladığımızı fark ediyorum.
Bu değişim yalnızca içinde bulunduğumuz koşullardan kaynaklanmıyor; farkında olmadan okuma ve araştırma alışkanlıklarımızın arttığını da görüyoruz.
Eskiden boş zamanlarımızı dolduran uğraşlar artık yeterince tatmin edici değil.
Onların yerini, özümüze dönme fikri almaya başladı.
Özümüze Dönüş: Bedenimizi Yeniden Tanımak
Özümüze dönmeye başladığımızda, ilk ilgimizi çeken alanlardan biri fiziksel ihtiyaçlarımız ve beslenme alışkanlıklarımız oluyor.
Çünkü sağlık, bu dönemde sadece bir tercih değil; bir gereklilik haline geldi.
Aslında bulduğumuz cevaplar yeni değil.
Milyonlarca yıldır bedenimizin evrimleştiği yaşam biçimlerinin, bize miras kalan alışkanlıklar olduğunu artık daha net görüyoruz.
“Avcı-toplayıcı toplumlar” gibi kavramlar birkaç yıl öncesine kadar çok sık konuşulmazken, bugün daha fazla gündemimizde.
Bence bu kavramların üzerinde durmak ve biraz daha düşünmek gerekiyor.
Avcı-Toplayıcı Yaşam ve Şehirden Kaçış Hayali
Avcı-toplayıcı atalarımız gibi yaşamak çoğumuza zor görünüyor.
Ama çevremizde şehirden kaçma hayalini gerçeğe dönüştüren birçok insan var.
Hatta tahmin ettiğimizden çok daha fazla…
Birçok arkadaşım, kalabalık ve gürültüden uzaklaşarak hayatının geri kalanını kırsalda yaşamak üzere cesur adımlar attı.
Bu adımı atanlara gıptayla bakıyorum.
Gerçekten saygıyla selamlanacak bir cesaret bu.
Şehirde Kalarak Kırsalda Yaşamak Mümkün mü?
Kırsala dönüş, şehirli hayatı geride bırakanlara birçok armağan sundu.
Ama şu soru hâlâ geçerli:
Şehirde kalarak, kırsalda yaşıyor gibi yaşamak mümkün mü?
Bu soruya düşününce, insan biraz umutlanıyor.
Mevsiminde sebze ve meyveye ulaşmak mümkün.
Avlanmadan protein kaynaklarına erişebiliyoruz.
Tohumlar, bakliyatlar, doğal yağlar hâlâ elimizin altında.
Yani panik yapmaya gerek yok.
Patlıcanı kendim yetiştirmesem de olur.
Ama şunlar şart:
- Paketli gıdalardan uzak durmak
- Zararlı yağları hayatımızdan çıkarmak
- “Maksimum hareket” felsefesini benimsemek
Bunları yapabilirsek, şehir hayatında da daha sağlıklı bir yaşam mümkün görünüyor.
Beslenme Alışkanlıklarını Değiştirmek
Mevsiminde tüketmek, işin temel noktası.
Marketlerden paketlenmiş ürünler almak yerine:
- Doğal gıdalar
- Protein ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenme
- Hızlı karbonhidratlardan uzak durma
- Probiyotik tüketimi
Bu düzenle, insan “plazaya gidip çalışabilirim” hissine bile kapılıyor.
Ama tabii ki iş, teoride olduğu kadar kolay değil.
Bunu ben de biliyorum.
Şehirden Kaçış Hayali ve Sağlıklı Kalma Umudu
Bir gün bu yazıları kuş sesleri eşliğinde yazacağım günlerin hayalini kuruyorum.
Ama o günlere ulaşabilmek için, bugünden biraz daha dikkatli yaşamak gerekiyor.
En azından o günlere daha sağlıklı ulaşabilmek umuduyla…
Sevgiler.
Bir yanıt yazın